TRIUMPH DAYTONA
Daytona hayalim olan jet hızını bir nebze de olsa sanki bana yaşattı. Havacılık hız gerektiren bir meslek. Havacılıkta yaşadığım hızı daytona’nın gittikçe artan süratinde ve gücünde de yaşadım. Motor disiplin, eğitim ve yüksek koordinasyon gerektiren bir araç. Hava aracı kullananlar bunu çok iyi bilirler. Adrenalini ve heyecanı yüksek iki branş. Birçok benzer özellikleri var. Beraber test yaptığımız motorcu arkadaşlarla benzer ekipmanlar kullanıyoruz. ve kesin kurallarla hareket ediyoruz. 4x4 SUPERSPORT ve Daytona sayesinde havada yaşadığım heyecenı ve sürati, yerde de yaşadım.
Daytona yüksek torku sayesinde çok kısa bir sürede çok yüksek sürate ulaşabiliyor. Kullandığım hava araçlarının yanında en zevk aldığım ikinci makine. Daytona’ya Yer Jeti demeyi uygun buluyorum.
En hoşuma giden özelliklerden birisi de LCD panel. LCD panel sayesinde hangi viteste olduğumuzu görmek çok önemli bir özellik. Böylelikle, ne kadar sürede, hangi vitesle, kaç km. sürate ulaştığımızı görebiliyoruz.
TURK PİLOTU SAHIN
ngiliz doğmuş ve İngiliz üretmiş olmaktan gururluyuz" gibi bir açılış cümlesiyle kendisini tanıtmayı yeğleyen Triumph, 100 yılı aşkın süredir hala bir İngiliz’e ait özel sermayeli bir kuruluştur. Dünyanın en gelişmiş teknolojilerine sahip fabrikalarından birine sahiptir ve Büyük Britanya’nın kalbi olarak adlandırdıkları Hinckley’dedir.
riumph, kendilerinin de özellikle üzerinde durduğu gibi ilk üretilen 60’lı yılların Bonneville ile doğan ve son harikaları Rocket III ve müthiş Speed Triple’a kadar süregelen dokunaklı ilhamı ve mühendislik tutkusunu asla kaybetmemiştir ve felsefelerinin ana fikrini gerek performans, gerekse görünüş açısından gerçekten farklı, özel motosiklet üretmek oluşturmaktadır.
riumph hiç bir zaman 4 silindirli bir motor yapmanın yanından dahi geçmezken ve hatta hala modern klasik olarak adlandırdığı motor grubunda ters tarafta konumlandırılmış vites ve arka freni ile radikalliğini devam ettirmekte iken 2006 yılında piyasaya sürülen bu muzur görünüşlü sportmen gencin önemi çok büyüktür. Triumph yıllardır Japon rakipleriyle yarışabilmek için 4 silindirli bir Daytona yapmak için uğraş vermişti. Daytona 675 ile birlikte son kararları olarak ticari markaları haline gelen üç silindir ile devam etmekten yana kullandılar.
00 ve 650 cc hacmindeki Daytona modelleri hiç bir zaman kötü motosikletler olmadılar ama Japon rakipleri ile aralarında ciddi farklar bulunmaktaydı. Yeni 675’in tanıtımıyla birlikte Triumph yeniden oyuna dahil oldu.
75 sadece bir tek şeyi iyi yapmıyor, gerçekten komple bir paket gibi. Stili ile ağzınızı sulandırmaya yeten 675, üzerine binildiğinde aşikar bir biçimde üzerinde eğlenebileceğiniz bir motosiklet olduğunu gösteriyor.
oğru özelliklerle birlikte geliyor ve motor inanılmaz bir biçimde devir 14000rpm’e yaklaşırken hala torku hissedebiliyorsunuz. Motor, üç silindirli güç ünitesinden kaynaklanan fantastik bir sese sahip. Standart egzozu ile bile çalıştırınca tüylerinizi diken diken etmeye yetecek ve başka hiç bir 600cc lik motorda bulunmayan sese sahiptir. Ancak, safkan bir SS olmasından dolayı kesinlikle rahat bir makine olduğu söylenemez. Dünyanın ilk 3 silindirli, orta siklet super spor makinesi Daytona 675’in 675cc’lik su soğutmalı, 3 silindirli, 12 valfli güç ünitesi, Keihin kapalı devre benzin enjeksiyon sistemi ve yakın aralıklı 6 vitesli bir şanzıman ile donatılmıştır. Maksimum gücü olan 123 hp’yi 12500rpm’de, 72Nm torku da 11750 rpm’de hizmete sunmaktadır.
Test Umut Özgür Sunay
4x4 SuperSport Dergisi&Magazine
|
| AWD (Sürekli Dört Çeker) araçların sürüş kullanımları hakkında bilinmesi gereken önemli ip uçları.. |
![]() |
| 2010 Ocak Sayımızı Dijital Online 1:1 Okuyabilirsiniz...! |
![]() |
| Türkiye nin En Deneyimli Eğitmen Kadrosundan Güvenli Sürüş Eğitim Günleri..! |