| More
 14-1-2010 09:00:55   Bu haber 923 kez okundu

MEGANE SEDAN GİTTİ, HOŞGELDİN FLUENCE!

Uzun süre Türkiye’nin en çok satan yerli otomobili olarak sınıfında %20’lik bir pay sahibi olan Renault Megane 2 Sedan, keskin hatlara sahip, şık ve iddialı sıra dışı bir tasarımla dikkat çekmişti. Ay yüzeyinde geçen reklam filmleriyle geleceğin otomobili olarak sempati toplamıştı. Zaman çabuk geçiyor. Türk tüketicisinin en çok tercih ettiği sınıf olan C segmentindeki kompakt sedan  araçlar içinde Renault’nun yeni modeli 2009’un sonunda yollara çıktı. Adı biraz zor olsa da, söylemeyi başarınca kendinizi zarif bir Fransız asilzadesi gibi hissedeceksiniz: Fluence… Söyleyemeyenler üzülmesin ve hemen Fluence’ın içine binsinler. Onlar da aynı duyguları ferah iç mekanla, şık iç dizaynla ve kaliteli işçilikle tanışınca hissedecekler. Fluence, Laguna ile aradaki farkı kapamayı hedeflemiş gibi kaliteli bir iç mekana sahip. Rahatlık ve konfor ön planda görülüyor. En çok hoşuma giden değişikliklerden biri analog hız göstergelerinin yeni perspektife sahip hali oldu. Star Wars filminin akan yazıları gibi bir 3 boyutlu bir his uyandırıyor, okunaklı ve çok şık.

Dış tasarımla ilgili ise ilk izlenimim yumuşak ve akıcı hatlara sahip yeni Fluence, Megane Sedan kadar etkileyici değil. Hatta gözüme Fiat Linea’yı andıran, sıradan bir sedan gibi geldi. Sade ama hatasız yuvarlak hatlar, önde gömme, ince ve uzun  büyük farlarıyla yeni tasarım anlayışından izler taşıyor. Renault’nun yeni çevreci sloganı Drive The Change’in ilk adımlarından olan elektrikli otomobilin Fluence olması da Bursa’da OYAK fabrikalarında üretilen yerli bir otomobil için büyük bir misyon sayılıyor. 2011 yılında yollara çıkacak Fluence Zero Emission Concept elektrikli otomobil Renault için önümüzdeki 5 yılın en önemli adımlarından olacak ve bu teknoloji diğer tüm modellere yayılacak .

Test için kullandığımız Renault Fluence 1.5  dCi’ın en yüksek donanımlı versiyonu Privilege idi.  Türkçe yönlendirme yapabilen TomTom marka navigasyon sistemi de ilk kez bu sınıfta kullanılmış. Ancak uzaktan kumanda cihazıyla kontrol ediliyor olması, sonradan takılmış olduğu etkisi bırakıyor. Eski Megane’da gördüğümüz anahtar yerine kartlı çalıştırma sistemine ek olarak eller serbest kapı açabilme özelliği Fluence’ta sunulan diğer bir özellik. İç mekanda herkes için rahat baş ve diz mesafesi var. Arka koltuğa binenlerin başlarını kollamaları gerekiyor.  Sürüş pozisyonu ve koltuk ergonomisi çok iyi. Görüş açısında sorun yok. Elektrikli kumandalı aynalar kör noktaları başarıyla azaltıyor. Arka koltuk başlıklarının koltuğa gömülebilmesi de doğru bir tercih. Küçük eşya koymak için bir çok göz bulunan iç mekanda arka koltuklarda oturanlar için orta konsolun devamına havalandırma kanalı eklenmiş. Çift bölgeli klima ve kumanda düğmeleri kullanışlı.

Baz donanımda elektrikli ön ve arka camlar, klima, yol bilgisayarı, katlanabilen arka koltuklar standart olarak yer alıyor. Privilege donanım seviyesinde ise ESP, park sensörü, Xenon far, deri döşeme, 17 inç jantlar ve navigasyon sistemi ekstra…

Test otomobilimizin 105 beygir gücündeki dizel motorunun alternatifi bir de 85 beygirliği bulunuyor. Ayrıca 110 beygirlik bir de benzinli motor seçeneği mevcut. 6 ileri düz vitesli otomobilin vites geçişleri rahat, alt devirleri çok keyifli olmasa da 240 Nm’lik maksimum tork değeri 2000 devirde geliyor. Sonrası ise tatmin edici bir performans veriyor.  Otomobilin 0-100 km/s hızlanma süresi 11.4 saniye, maksimum hızı ise 186 km/s. Yakıt tüketimi verileri ise şehir içinde 5.5 lt/100 km, şehir dışında 4.0 lt/100 km ve ortalamada 4.5 lt/100 km. 119 g/km’lik karbondioksit salınımı iyi seviyede.

Kapalı test parkurumuzda denediğimiz Fluence’ın Megane’dan daha iyi bir süspansiyon ayarına sahip olduğu, direksiyon tepkilerinin de hassaslaştığı bariz şekilde slalomda görülebiliyor.  Yerli Megane’da arka savrulma problemi olmasına karşın sunulamayan ESP ise Fluence’ta artık opsiyon olarak bulunuyor. Süspansiyon konforu da darbeleri içeri rahatsız etmeden emecek şekilde tasarlanmış. Bu dış sesleri engelleyen iyi bir izolasyonla da birleşince dizel motor sesini de zorlukla duyuyorsunuz.

Fluence’ın frenlemesi de yeterince başarılı. 100 km/s hızla yapılan frende 38 m’de araç duruyor. ABS fren sistemi AFU (Acil durum fren desteği)  ile kuvvetli fren yapmayanlara yardımcı oluyor. Frenle birlikte manevra kabiliyeti, aracın kontrol edilebilirliği beni tatmin etti. Eski Megane’ın en büyük özrü fren sırasında yaşanan ön lastiklerin ileri-geri hareketi ve titremesi sonucu fren mesafesinin uzaması problemi Fluence ile tarihe karıştı.

Renault Fluence’ın satış fiyatı yaşlanmış rakipleri Ford Focus’un benzer donanımından yaklaşık 4 bin TL daha pahalı, VW Jetta’dan ise bir o kadar daha ucuz. Megane’ın başarısını devam ettirmesi beklenen Renault Fluence’in işi hiç de kolay değil. Buna karşın ilk ikide olmaya çok yakın görünüyor.

 

TEST PİLOTU: YENER GÜLÜNAY

 



AWD (Sürekli Dört Çeker) araçların sürüş kullanımları hakkında bilinmesi gereken önemli ip uçları..

DIGER ARAÇ TESTLERI

2010 Ocak Sayımızı Dijital Online 1:1 Okuyabilirsiniz...!
Türkiye nin En Deneyimli Eğitmen Kadrosundan Güvenli Sürüş Eğitim Günleri..!