Kuzey egenin zor yollarını keşfedeceğimiz gezimiz için yine yollardayız. Ankara dan yola çıktığımızda yol öyle gözümde büyüyordu ki hiç bitecek gibi değildi.. Ankara-Bursa karayolunda her türlü mevsimsel koşulu yaşayarak, Tabi ki İnegöl de köfte molası da vererek… Bursaya kar yağışı altında geldik. Hava çok soğuktu bu gezinin gerçekten zor geçeceği belli oldu.. Geceyi geçirip sabah Mudanya hızlı feribot iskelesine doğru yarım ekip olarak devam ettik.. Niye yarım yarısı İstanbul dan geliyor da onun için Mehmet Becce ve Ömer Kokal İstanbul dan bize katılıyordu…
Karşılama ve hoş geldin faslını takiben Edremite doğru yola koyulduk İzmir yolu tam bir faciaydı asıl zor yolda bu olsa gerekti kar fırtına sağda solda yoldan çıkmış araçlar… Yapılabilecek birşey yok yola devam dedik. Bu arada Mehmet Becce ye aracı teslim ederek bu stresten kurtuldum. Artık uzun yolda araç kullanmaktan hoşlanmadığımı fark etmeye başladım…
Her an tedbir ve defansif araç kullanma beni çok germeye başlamıştı… neyse kar tipi bizi Edremit’e 20 km kala bıraktı ve güneş birden ortaya çıktı. Ama faydası yok sıkı ayaz var. İlk Güre de güzel bir otele yerleşip hemen yola koyulduk ilk durak südüken şelalesi idi zeytinli beldesini geçip Kaz Dağlarına sardık kısa bir yolculukla şelaleye vardık. Nasıl soğuk anlatamam.. Bölge, Milli Parklar tarafından işletmeciye verilmiş, görevli bu soğukta kim bu şaşkınlar diye bakarken darbeyi vurduk basın, çekim yapacağız.. Adamcağız 6 kişi 2 de araba kısa günün karı diye düşünürken eli boş kalmıştı. Bu sefer izniniz var mı ben burada kimseye çekim yaptırmam da gibi bahaneler uydurup.. Engel olmanın güçlük çıkarmanın 40 bin türünü sergiledi… Ama nafile…
Büyük yapımcımız Mahmut Gökdemir papuç bırakır mı? Gerekli telefon görüşmeleri… İşlem tamam… Yaz için mükemmel bir manzara kışın da başka güzelde, suyun da etkisi soğuk ki ne soğuk iliklerimize işliyor ama ne yapalım görev böyle bir mevsimde de burayı görmek herkese nasip olmaz düşüncesi ile çekimlerimizi yapıyoruz…
Kaz dağlarında yolumuza devam Hasan Boğulduya ulaşıyoruz. Soğuk nispeten azatlı bu mevki öyküsü ile meşhur ve geçtimiz yıllarda da filmi yapılmıştı öykü bir dağlı kızla köylü gencin aşkını anlatır. Şu ana kadar bütün yurtta hakim olan yoğun kış şartları soğuk dışında bizi pek etkilemiyor ama yarı çıkacağımız Kaz dağlarının sarı kız zirvesi konusunda pek iyi duyumlar almıyoruz. Bugünkü çekimlerimizi bitirip Güreye otele dönüyoruz doğru kaplıca havuzuna ohh be kemiklerimiz ısınıyorrrr.
Sabah 9:00 teker döner. Milli Parklardan da bir görevli alarak yolumuza koyuluyoruz. Milli Parklara görevli veya alan rehberi almadan girmek mümkün değil. Bu bölgelerde yaşanan olumsuzlukların önüne geçmek için böyle bir önlem almış milli Parklar Genel müdürlüğü…
Zirvede Hava Kuvvetleri Komutanlığına Bağlı radar olması yolun temizlenmesine neden olmuş ama yol yine de karla kaplı ve bazı bölgeler buz çıkışta belli bölgelerde özellikle çekim yapmak için durup kalktığımız bölgelerde araçlar kalkmakta zorlanıyoruz.. Bi yandan da bunun birde inişi var diye kara kara düşünmeden edemiyoruz.. sarı kız zirvesi Kaz Dağlarının en yüksek zirvelerinden biri.. Buraya araçlarla ulaşmamız mümkün görünmüyor iş tabanlara düşüyor. Gerçi Becce gidermiyiz diye bir dalıyor ama nafile çaba motor bas bas bağırıyor ama lastikler yerlerinden memnun pek kıpırdamaya niyetleri yok.. Neyse ki Mahmut denemedi de onunla çekip alıyoruz… Zaten prensip bir araç engeli terk etmeden ikinci araç giremez.. Sizin de aklınızın bir köşesinde dursun… Muhteşem bir manzara var Ayvalık Altınoluk Midilli Ayaklarımızın altında…. Masmavi gökyüzü Bembeyaz yerler ve masmavi deniz… Bu manzaraya ve sarı Kıza veda edip yola koyuluyoruz. Becce bu yolları çok sever biraz gaza gelip basıyor… Ama iş zor virajlarda alıp başını gidiyor araç.
Duruma el koyup İkinci aracı Bekleyip yavaş gitmemizi istiyorum...
YAZININ DEVAMI 4X4 SUPERSPORT (MART-NİSAN SAYIMIZDA) BAYİNİZDEN İSTEYİN...
YAZI: AYDIN DİKİM TRT-TURK (ZOR YOLLAR)
|
| 2010 Ocak-Şubat Sayımızı Dijital Dergi Olarak Online Okuyabilirsiniz...! |