| More
 11-3-2010 21:01:09   Bu haber 340 kez okundu

İBRAHİM OKYAY İLE DÜNDEN BUGÜNE..

İbrahim Okyay, takımı Borusan Otomotiv Motorsport ile takip ettiği Dünya Şampiyonası’ndan sonra milli sporcu olma hakkını kazandı. Milli sporcu belgesini 20 Ocak 2010 günü TOSFED (Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu) Spor Kurulu başkanı Sn. Metin Çeker’in elinden alan İbrahim Okyay, oldukça sevinçliydi.

Öncelikle geçmişe dönmek istiyorum. İbrahim Okyay, Renault 9 ile amatör olarak rallilere katıldığı günlerden BMW ile WTCC’ye katıldığı günlere nasıl geldi ?

İtiraf etmeliyim ki buralara, yani ülkemizin dünya şampiyonasının tamamını takip etmiş ilk ve tek Türk takımının pilotu olmaya ve milli sporcu belgesi almak noktasına gelebileceğimi yarışmaya başladığım 1992 yılında hayal bile etmemiştim. Ancak şunu da hatırlatmalıyım ki 1992 senesinden bu güne yarışmadığım ara verdiğim hiçbir sezon olmadı. Amatör başladım, sponsor buldum, fabrika takımında yarıştım tekrar başa döndüm, tekrar sponsor buldum, tekrar fabrika pilotu oldum yine başa döndüm, takım kurdum… Yani hiç vazgeçmedim. Sonuçta 2009 sezonunda Borusan Otomotiv Motorsport pilotu olarak 7. Türkiye şampiyonluğuma ulaştım.

2008 sezonunda WTCC’de tam sezon kovaladınız. Bence bu sezon Türkiye’de biraz ıskalandı. 2008’de yaşadıklarınızı anlatabilir misiniz ?

Borusan Otomotiv Motorsport’un 2008 WTCC projesi gerçekten rüya gibiydi. Keşke bu tecrübe ve imkanı diğer sporcu arkadaşlarımda sahip olabilse. 11 ülke 24 yarış ve 3 kıtada dünyanın en zorlu pistlerinde dünyanın en hızlı pilotları ile yarıştım. Benim ve takım için tam anlamıyla yüksek lisans yapmak gibiydi. Yıllar boyunca motorsporları ile ilgili öğrendiğiniz ya da öğrenebildiğiniz bilgilerinizin ışık yılı gibi ilerisine gitmekti bir anlamda. Ama bir o kadarda zor ve yıpratıcı oldu. Sonuçta Borusan Otomotiv Motorsport Takımlar kupasında 10 takım arasında 5. oldu ve ben bağımsız sürücülerde start alan 32 pilot arasından 6. oldum.

2009’da tekrar Türkiye’ye dönüldü. Bunun sebebi bütçesel sıkıntılar mıydı?

Evet ana sebep buydu. 2009’un ekonomik kriz nedeni ile otomotiv sektörünü ne kadar zorladığını hepimiz biliyoruz. Bu nedenle birçok takım ve sporcu 2009’da yarışamadı. Borusan Otomotiv’in desteğini sürdürmesi takım için büyük bir umut oldu.

2009 sezonu nasıl geçti sizin için? Kazanılabilicek bütün birincilikleri aldınız.

Takip ettiğimiz tüm şampiyonluklara ve kupalara ulaştık. Takım arkadaşım Aytaç Biter ikinci kez pist süper grup şampiyonu oldu. Ben pist maksi grup şampiyonluğunu kazandım. İzmir pist rekorunu kırdık. Topladığımız puanlar sonucunda Borusan Otomotiv Motorsport’ta pist takımlar birinciliğinin sahibi oldu. Bir diğer anlamda da sezon BMW 320si ve Porshe 911 GT3 kapışması gibiydi. Sonuçta kazanan BMW 320si oldu.

WTCC’den sonra doğal olarak Türkiye Şampiyonası sizi kesmemiştir. Bu durumu biraz açabilirmisiniz?

Aslında böyle olmaması için normalde takip etmemiz gereken maksi grupta start aldım. Biliyorsunuz biz BMW 320si ile yarışıyoruz. Maksi grupta ise Porshe’ler, Honda Turbolar yani 4000cc ye kadar olan otomobiller var. Burada amaç bizden güçlü otomobilleri yakalamaya çalışırken 2008’de wtcc’de öğrendiklerimizi unutmamak ve sakin bir tempoyla sürüp elimizi soğutmamaktı ama sonra gördük ki tam tersi oldu rakipler bizi yakalamak için çabaladılar.

2010’dan neler bekliyorsunuz ve neler planlıyorsunuz?

Borusan Otomotiv Motorsport 2008 ve 2009’da olduğu gibi 2010 sezonunda da pistlerde olacak. Bu kesin. Ancak asıl yapmak istediğimiz 2010 wtcc projemiz için sponsorların da desteğini almamız gerekiyor ve bu doğrultuda çalışmalarımızı devam ettiriyoruz.

Son sorum kişisel olucak. Ralli pilotları genelde pistlerde yarışmayı çok sevmezler. Sizin piste dönüş yapmanızın sebebi nedir?

Bunlar kişisel hislerim ama işin aslı ralli çok daha eğlenceli. Yanınızda o an için en önemli destekçiniz yani co pilotunuz var. Rakiplerinizle yarışsanızda hiçbir zaman onun gözlerinin içine bakmak ya da aynanızdan alevler almış bakışlarını hissetmeniz gerekmez ve her viraja tek başınıza girer ve sadece kendinize konsantre olursunuz. Oysa pistte durum çok farklıdır. Hızlı gitme çabanıza rakibinizle tampon tampona mücadele de girer. Kendiniz kadar rakibinizin yapacaklarına da konsantre olmanız gerekir ve en küçük hatanın basit bir spinin bile çoğu zaman telafisi mümkün olmaz. Kısacası rallideki sakin uzun soluklu maraton ortamına alışan bir pilot pistlerdeki bu stresli ve nefes almaya bile zaman tanımayan yüksek tempoya pek uyum sağlayamaz bence.

Benim ralliden piste geçiş yapmam aslında tam olarak kendi tercihim sayılmaz. O an ki koşullar neden oldu. Ancak pistte saliseleri kovalamayı öğrendikten sonra start aldığım rallilerde bir türlü tatmin olamadım. Tamam çok eğlendim ancak hızlar hep çok yavaş ve bir rakiple tampon tampona mücadele etmiyor olmak adrenalin eksikliği gibi algılandı bende.

Peki özel yaşamınıza da biraz değinmek istitorum, ne işle meşgulsunuz ? Özel İş hayatınızla pilotluk yaşamınız uyuşuyor mu ?
Aile şirketimiz Gayrimenkul yatırımı ve inşaat üzerine çalışıyor ancak benim mesleğim otomobil sporları. (pilotluk, eğitim ve motorsporları organizasyonları).

Motorsporları hayatınızın ne kadarlık bir bölümünde yer almaktadır ?

Benim için Ailemden sonra motorsporları geldiğinden zamanımın büyük kısmını bu iş için ayırabiliyorum. Sonuçta bu benim mesleğim ve profesyonel olarak işin gereği neyse bende onu yapmakla yükümlüyüm.

Beslenme tarzınızda nelere dikkar edersiniz ? Örneğin ne yer, ne içersiniz ?
İtalyan ve Japon mutfağını severim. Birkaç keadeh kırmızı şarap dışında alkollü içeceklerle pek aram yok. Favori içeceğim su ve süt.

Mesleğinizi daha ileri götürme gayretiniz var mı?
Buna meslek karar verecek. Başarılı olduğum sürece devam etmek istiyorum. Yani işime son verebilmek için rakiplerimin biraz daha çalışması gerekiyor.

Çocuklarınızın yapmış olduğunuz spora ilgisi nedir ?
9 yaşında bir kızım var. Henüz motorsporlarını ilgi göstermedi. Tabii ki bu sporu sevmesini çok isterim ama bu konuda kesinlikle bir baskım ve yönlendirmem olmayacaktır.

Röportaj Mine TOKER

 

AWD (Sürekli Dört Çeker) araçların sürüş kullanımları hakkında bilinmesi gereken önemli ip uçları..

DiĞER SON HABERLER